|
|
|
|
|
|
|
akşamcı |
09.10.2021 02:10 |
______Rakı nasıl içilmeli? "Rakı kulaktan deÄŸil,ağızdan içilir. Ben ona içki deÄŸil, dem derim!" Oturursun masaya, garson bir ÅŸiÅŸe rakı getirir, mezeleri sıralar, kadehini doldurur, içersin! Hayır, rakı öyle içilmez... Rakının nasıl içileceÄŸini, ya da nasıl içilmeyeceÄŸini bilelim... Rakı güneÅŸ batmadan içilmez. Duvara bakılarak içilmez. Rakı keyif için içilir, dertlenmek için içilmez. Rakı sohbet için içilir. Rakı, ÅŸakadan, nükteden, iÅŸletmeden anlamayan bayır turplarıyla içilmez. Rakı gürültüyle içilmez. Rakı çabuk içilmez, içip masadan kalkılmaz. İçmeye baÅŸlamadan önce bir ÅŸeyler yemeli. Tercih zeytinyaÄŸlılardır. Zeytinyağı, mide dolmaya baÅŸladıkça üste çıkarak, alkolün genzinize doÄŸru gelmesini engeller...Rakı masasında bira, ÅŸarap gibi baÅŸka alkollü içecekler (masada sosyetik hanımefendiler olsa dahi) olmaz... Rakı yalnız başına içilen bir içki deÄŸil, meze ile birlikte yavaÅŸ (sindire sindire) içilen bir içkidir. Mezesiz rakı içilmez. Ben akÅŸamcıyım, öyle bir kadehlik keyfim var diyorsanız gidin bira filan için...
UÄŸurlu yemeÄŸi her nevi ızgara balık (çupra, levrek, istrongilos), uÄŸurlu naÄŸmeleri nihavend ve rast makamından sanat musikisi eserleri, uÄŸurlu çalgıları da akordeon, keman ve ud olan rakının, uÄŸurlu clsi 70dir... Herhangi bir marka rakı içilirken baÅŸka bir markayı övmemek önemlidir; aksi yapıldığında, o an yudumlanana hakarette bulunulmaktadır ki, yanlıştır... Tam yaÄŸlı koyun peynirinin üzerine kırmızı toz biberle renklendirilmiÅŸ sarımsaklı zeytinyağı süslemesi, turÅŸu gibi ekÅŸi mezeler de yine rakının kendine has tatlı nefasetini dengeler, damarlarınızı büzer anasonla dost olur, buna misal olarak da lahana turÅŸusu verilebilir. En büyük mezesi muhabbettir... Muhabbet konusu "bi kız vardı, beÅŸ yıl sevdim, yüzüme bile bakmadı..." gibi duygusal ağırlıklı olabileceÄŸi gibi, "bu güneÅŸ niye hep doÄŸudan doÄŸuyor batıdan batıyor..." gibi yarı-felsefi konular da olabilir..Rakının ana mezeleri dışında, ekstra mezeleri de vardır, bir de "göz mezesi" vardır ki... tahmin ettiÄŸiniz deÄŸil; bakın o nedir? Yahya Kemal, her akÅŸam sofrasını "kuÅŸ sütü eksik" kurdurur, ama çoÄŸuna el bile sürmezmiÅŸ. Lakin sürsün, sürmesin hepsi hesaba yazıldığı için ÅŸef garson, bir gün "kıyak yapmış", sofraya kırmızı turp koymamış.. . Yahya Kemal gelmiÅŸ, oturmuÅŸ masaya söyle bakmış garsonu çağırmış: -Nerede kırmızı turp? -Efendim dikkat ettim yemiyorsunuz da... -Onların bazıları benim göz mezemdir! Usul, adap bilen en genç kiÅŸinin saki olması adettendir, büyüklere (ki büyüklük kavramı orada anlam bulur) sakilik yaptırılmaz... Ev sahibi olsa bile... Buz gibi ÅŸiÅŸeden bardaÄŸa çevire çevire dökülür ve o nefis kokunun daha fazla yayılması saÄŸlanır...
Rakı kadehine önce rakı, sonra su, daha sonra da (konmasa daha iyi olur ama) buz konur...ÅžiÅŸede kalan son rakı damlasına kadar eÅŸit paylaÅŸtırılır, daha da içmek isteniyorsa, bu paylaÅŸtırma ritüeline girilmeden, yenisi sipariÅŸ edilir...
Rakı bardağı boÅŸ beklemez... Evet, masadan kalkarken bile dibinde biraz bırakılır... İlk yudumu aldıktan sonra ağızda bekletip, diÅŸlerin arasından derin bir nefes alınır ki akciÄŸerler de nasibini alsın... Rakıdan küçük küçük yudumlar alınır... Bülent Ersoy öyle içiyor diye bir dikiÅŸte bir duble rakıyı içmek makbul deÄŸildir... Masada yaÅŸça en büyük kiÅŸi rakı kadehini tokuÅŸturmak için kaldırmadan rakı kadehleri masadan kalkmaz... Rakı sofrasında kadeh yalnızca bir defa tokuÅŸturulur. Hadi bakalım hoÅŸ geldiniz vb. falan diye... Bundan sonra kadeh tokuÅŸturulmaz, sadece kaldırılır... Masaya yeni birisi eklendiÄŸinde tekrar kadeh tokuÅŸturulabilir... İnsan keyiflenir ve güzel sohbetlere yönelir... Yani hem anlatır, hem dinler... Böylece rakı sofrası en az iki kiÅŸinin katıldığı toplu bir eylem; karşılıklı konuÅŸmalara dayandığı için demokratik bir forum; evrensel ve kiÅŸisel sorunların ortaya getirildiÄŸi, fikir alıp verilen, insanın kendisi ile yüksek sesle düÅŸünerek hesaplaÅŸtığı bir tür psikolojik grup terapisi olmaktadır...Rakı sofrasında planlı, programlı ciddi iÅŸler konuÅŸulmaz. Geyik muhabbeti yapılır, memleket kurtarılır, anılar tazelenir, dedikodu yapılır... Rakı sizi ne zaman sarhoÅŸ edeceÄŸini zamanında söyleyen bir içkidir, bunu fark ettiÄŸiniz zaman yanınızdakilere söylemeli, ya da izin isteyip kalkıp gitmelisiniz, ama eÄŸer sizin kalkmanız masayı dağıtacaksa ölseniz bile orayı terk etmeyin... çünkü rakı masasından tuvalete gitmek için bile zar zor kalkılır, hoÅŸ karşılanmaz... Bağıra çağıra, BöÄŸüre öÄŸüre konuÅŸulmaz... Sakin olmak, efendi takılmak gerek... Rakı masasına avuç içiyle ya da yumrukla vurulmaz... Unutulmamalıdır ki rakı sofrası saygın bir cemiyettir... Buraya katılan, hem bu meclise kabul edildiÄŸi için saygı gören bir kiÅŸiliÄŸe sahip demektir, hem de diÄŸerlerine karşı saygılı olmak zorundadır... Herkes rakıyı erkekler içer zanneder. Oysa bence rakıyı en güzel kadınlar içer. Rakı kadındır, kadın da rakı. Birbirlerinin halinden, tadından anlarlar. Hiç konuÅŸmadan anlaşırlar.Yalnızlık zor ve çekilmez geldiÄŸinden ikisine de, yanlarında mutlaka balık ve peynir ararlar. Ufak tefek tatlardan ve hatta acılardan da haz aldıklarından, yanında mezesi olmadan duramazlar.
Kadının içindeki beyazdır rakı. BuÄŸudur, dumandır. Mesafedir. Hem ÅŸeffaftır, hem bulanık. Temkin ister. Alışmak için zaman ister, alıştın mı da dikkat ve özen ister. Kadın o yüzden pek güzel içer rakıyı. Kadınlığının içinde saklanan erkektir rakı. Güçtür. Meydan okumadır. Elinde rakıyı erkek gibi tuttun mu, gözdağı verdirendir. Dik durmaya zorlar adamı. EÅŸitliktir rakı. DoÄŸunun içindeki Batı, Batının içindeki DoÄŸudur. Anadoludur.Anadolu kadar yaÅŸlı, onun kadar çeÅŸitli, renklidir. Politikadır, yenilen kazıktır, ÅŸikayettir, isyandır. Kalabalık sevdiÄŸinden doÄŸurgandır. Bir kiÅŸi baÅŸlarsın bazen içmeye, bakmışsın olmuÅŸ masada 10 kiÅŸi. Hiç bilmediÄŸin naÄŸmeleri öÄŸretir rakı. Bildiklerini unutturur. Mucizedir. Türk sanat müziÄŸidir. Durup dururken aÄŸlatır, olmadık yerde kahkaha attırır. Kadın ruhludur rakı. Daldan dala her türlü duyguyu tek kadehte yaÅŸatır. Kafayı buldun mu, bet sesindeki buÄŸulu naÄŸmedir rakı. Masadan kalkmadan, yıkılmadan, rezil olmadan darmaduman olmaktır. Kadın gibidir rakı diyorum ya, çünkü içmeyi bilmeni ister rakı. Kolay deÄŸildir. Dalgaya gelmez, hassastır. "Åžerefe!" dedin mi, o sofrada anlatılan her ÅŸeyi sır gibi tutacağına dair "ÅŸeref sözü" verdiÄŸin namustur rakı.Kandırılmak istemez. Yalandan haz etmez. Gerçekleri ortaya döker rakı. HesaplaÅŸmadır. YüzleÅŸmedir. Rahatlamadır. Rakı-balık masasında yoksa kadın, masadaki erkeÄŸin dilindedir, havasında vardır. Rakı kadınsız olmaz. Haremlik selamlık durmaz. Bir tek önyargı rakıyı erkek içer zanneder. Rakıyı erkek gibi kadın da içer. Bu toprakların parçasıdır rakı. Dil, din, ırk, köken bakmaz, tanımaz, ayrımlarla uÄŸraÅŸmaz. Uhudur rakı; birleÅŸtirir. Sarı Zeybektir, YeÅŸil Efedir, eskiden kalma ama Yenidir rakı. Beyaz leblebimizdir.GeçmiÅŸten bugüne, bugünden geleceÄŸimize mirastır. Gelenektir. Yasak tanımaz. özgürdür. Hicazdır, nihavenddir. "Makberdir", "Bir ihtimal daha var o da ölmek mi dersin" diyerek hayata avaz avaz tutturandır. DeÅŸarjdır, "İkinci bahar"ımızdır bizim. "Kalamış"tır. Bizimdir, bizdendir. Eskimiz, yenimiz, tarihimizdir. Yadigardır. Sözünü esirgemeyen adam gibidir.
Benim gibidir... Rakı. Şerefinize, Sıhhatinize! 
__CeSuR__
/ 09.10.2021 02:10
| Blog
yetkilileri: |
FollowME,
FIRTINA,
|
|
Bu sayfada olmamas� gereken bir i�erik oldu�unu d���n�yorsan�z yetkililerden birine
bildiriniz. |
|
|
|
|